Hasret Rüzgarı
Dün gece, bir duvar sustu,
Çatlağından bir rüzgar esti.
Acı ve hasret rüzgarıydı,
Yârin kokusunu getirmişti.
Cam buğusunda titreyen bir iz,
Parmak ucunda donmuş bir veda…
Gece, sabaha yürümüyordu,
Saatler, içimde sus pus ağlıyordu.
Hasretin, közde unutulmuş bir ekmek gibi,
İçten içe yanıyor ama ses vermiyor.
Ne söylesem eksik, ne yazsan kırık;
Sadece yokluğun tamamlıyor her şeyi…
Umutcan Canekinci