Birini mi sevmek, yoksa bir şeyi mi sevmek? Varsayalım ki, birini sevdim. Birini sırf eşsiz bir biçimde o olduğu için mi sevdim? Seni sen olduğun için seviyorum. Yoksa özelliklerini mi sevdim; güzelliğini, zekanı? Birini mi severiz, yoksa biri hakkındaki bir şeyi mi severiz? “Kim” ve “ne” arasındaki fark, sevginin kalbidir ve kalbi ikiye böler. (…) Sevgi çoğunlukla bir çeşit baştan çıkarma ile başlar. Biri çekici gelir, çünkü şöyledir veya böyledir. Tam tersine, öteki insanın sevgimizi hak etmediğini fark ettiğimizde sevgi hayal kırıklığına uğrar ve ölür. Artık öteki insan şöyle veya böyle değildir. Sevginin ölümünde, biri ötekini sevmeyi bırakır ama kim oldukları yüzünden değil, şu veya bu şekilde oluşları yüzünden.