Bu dünyada sonsuza dek elde tutulmuş makam yoktur ve her şey, her zaman öğretilenlere göre gerçekleşmez. Bilgeler her zaman hareket hâlindeydi, bu sayede hiçbir zaman başarısız olmadılar; her zaman dinlediler böylece duyulmamış hiçbir şey bırakmadılar. Başarılı oldular çünkü strateji ve planlarını gerçek durumla uzlaştırdılar. Bu yaklaşım onların odak noktasıdır. Bir tarafla uzlaşma, diğer tarafla uzaklaşmaya yol açar. İki tarafa da sadık planlar yapmak imkânsızdır, bu da birine yakın olmayı ve diğerine direnmeyi gerektirir. Bir taraftan dönmek diğer taraftan uzaklaşmak anlamına gelir; bir taraftan uzaklaşmak diğer tarafa yaklaşmak demektir. Yöntem budur.
Açgözlülük ve çkarcılık yaygındır, hükümdar ve yöneticiler birbirlerinden şüphe eder, her yerde kargaşa vardır. Baba oğuldan yüz çevirir ve birbirlerinden nefret ederler. İşte bunlar ortaya çıkan kırık ve yarıklardır. Bilgeler bu kırık ve yarıkları gördüğünde, onları yönetmek için onarma yöntemini uygular. Her şeyin kontrol altına alındığı durumlarda doldurarak, kontrolden çıktığı durumlardaysa ikame yöntemiyle onarırlar; onarma ve kırma yöntemleriyle düzeltmeye çalışırlar. Bazen bu şekilde; bazen de şu şekilde onarılır. Bazen dönüşümü kolaylaştırmak için; bazen de devirmek için onarılır.
Dengesiz bir dünyada yönetici vicdandan yoksundur, beyler Dao ve erdemlere karşı gelir, Küçük İnsanlar açgözlü ve yağmacıdır, onurlu insanlar bir köşeye atılmıştır. Bilgeler kaçmak ya da gizlenmek zorundadır.