Vedat Kazanç

Vedat Kazanç
* İnsanlar kötüydü; kitaplara sığındım.Cemil Meriç *
Sosyal Bilgiler Öğretmeni
Erciyes Üniversitesi
Ceylanpınar
17 Mart 1989
126 okur puanı
Aralık 2023 tarihinde katıldı
"Saygının olmadığı yerde sevgi de kaybolmaya başlar."
Sayfa 51·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Size gerçek, gerçeğin ta kendisi olarak diyorum ki: toprağa düşen bir buğday tanesi yok olmazsa, yalnızca bir buğday tanesi olarak kalır; ama yok olursa, o zaman bereketli ürün doğurur." (İncil, Yuhanna'dan XII. Bap,24)
Sayfa 5·Kitabı okudu
Puan vermedi·280 syf.··
2025 3. kitabı
Yarının Adamı 2: İdeallerin Göçü ve İnsan Ruhunun Kırılganlığı "Yarının Adamı 2", ilk kitabın bıraktığı yerden insanın idealler uğruna verdiği çetin mücadeleyi daha da derinleştirerek sürdürür. Hikâye ilerledikçe, bireyin toplumsal baskılar, tarihî koşullar ve kişisel zaaflarla çevrelenmiş varoluşu daha çıplak bir şekilde gözler önüne serilir. Bu eserde zaman, yalnızca bir fon değil, karakterlerin ruhunda çatlaklar açan, hayatı yoğuran bir değirmen taşıdır. Yazar, anlatım diliyle adeta okuyucunun zihninde zamanın uğultusunu ve insanın iç sancılarını duyurur; her cümlede bir iç çekişin, bir kavganın izi vardır. Romanın merkezinde, ideallerle hayatın keskin gerçekleri arasında gidip gelen bir karakter portresi çizilir. Başkarakter, bir yandan yarına inançla bakarken, öte yandan bugünün bataklıklarında debelenir. Onun içsel çatışmaları, yalnızca bireysel bir dram değil, aynı zamanda bütün bir kuşağın hayal kırıklıklarının, umut arayışlarının da temsili hâline gelir. Yazar, karakterin düşünce akışlarını, kararsızlıklarını ve acı verici yüzleşmelerini öyle incelikli işler ki, okuyucu sadece bir hikâyeye değil, insan ruhunun derinliklerine yapılan bir yolculuğa tanık olur. "Yarının Adamı 2", dilindeki ölçülü lirizm ve anlatısındaki içsel yoğunlukla, okura sıradan bir olaylar zinciri değil, bir varoluş sınavı sunar. Umutla umutsuzluk, inançla hayal kırıklığı arasındaki gelgitler, her sayfada bir fırtına gibi eser. Özellikle eserin sonlarına doğru, anlatının içine yerleşen burukluk, insanın dünyayla kurduğu ilişkinin ne kadar kırılgan ve geçici olduğunu hissettirir. Böylece kitap, yalnızca bir hikâye anlatmaz; bir devrin ruhunu, bir insanın iç yolculuğunu ve hayat karşısında çaresizleşen idealleri derin bir edebi dille resmeder.
Yarının Adamı 2 - Gaflet, Dalalet, HıyanetCon Sinov · Masa Kitap · 2023837 okunma

Vedat Kazanç

, bir kitap okudu
7/10
·480 syf.·
6 günde okudu
·
2025 11. kitabı
Chronicon Minus
8.2/10 · 11 okunma
9/10
·576 syf.··
2024 9. kitabı
Ölmek Kolaydır Sevmekten: Aşkın, İhanetin ve Yalnızlığın Kısa Sürgünü Ahmet Altan’ın Ölmek Kolaydır Sevmekten romanı, insan ruhunun en incinebilir yerlerine dokunan, aşkı bir sığınak değil, bir azap olarak resmeden yoğun bir anlatıdır. Kitap, aşkı kutsayan değil, aşkın insanı nasıl eksilttiğini ve yalnızlaştırdığını anlatan bir dil kurar. Altan’ın karakterleri, sevmekle kaybetmek, beklemekle vazgeçmek arasında gidip gelen kırık yolculardır. Roman boyunca aşk; bir kurtuluş değil, bir teslimiyet biçimi, hatta bir tür yavaş intihar olarak işlenir. Bu anlatıda sevmek, cesur bir seçim değil, kaçınılmaz bir yıkım gibidir. Altan’ın dili her zamanki gibi lirik ve keskin bir akışa sahiptir. Cümleler ağır ağır, kırılarak ilerler; her kelime hem bir yakarış hem de bir itiraftır. Romanın arka planında bireysel yalnızlık kadar toplumsal çürüme de sezilir: Karakterler, sevmeyi beceremeyen, acıyı konuşarak değil susarak büyüten bir dünyanın çocuklarıdır. Ölmek kolaydır sevmekten, çünkü sevmek insanı çıplak bırakır, savunmasız eder ve kaçacak hiçbir yer bırakmaz. Bu yüzden kitap, büyük bir aşkı değil; aşkın insanı nasıl küçük, nasıl yalnız ve nasıl yaralı bıraktığını anlatan bir sessiz çığlıktır. Altan, bu romanla okuyucunun kalbinde uzun süre dinmeyecek bir sızı bırakır.
Ölmek Kolaydır SevmektenAhmet Altan · Everest Yayınları · 20151,466 okunma