Anna Karanina

Anna Karanina
@Vadideki_zambakkk
Çok yorgun bir kalp ,bitmek bilmeyen sessizlik..
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ne zamandır buraya içimi dökmüyordum. Belki de kelimeler, içimde verdiğim savaşlar kadar ağır geliyordu ruhuma. Ama insan ne kadar kaçabilir ki kendi gerçeğinden. Şimdi, hiçbir yere ait olamamanın verdiği o uçsuz bucaksız boşluk hissiyle savaşıyorum. Bu boşluk beni yutar mı, yoksa yine bir şekilde toparlanır mıyım bilmiyorum. Her şey anlamsız geliyor artık. Sanki hayat herkese kolay, sadece bana zor gibi… Çok yoruldum. Ruhum, sessizce taşıdığı ağırlığın altında her gün biraz daha sessizleşiyor. Bazen düşünüyorum.İnsan gerçekten bir yere ait hissedebilir mi, yoksa hep biraz eksik mi kalır?
"Mekteplerde Rönesansla yükselmeye başlayan kapitalist medeniyeti övebilmek için durmaksızın ortaçağ dedikleri bir dönem kötülenir..."cümlesiyle başlayan bu satırları okurken insanın kendi hikayesini de benzer bir yanılsamayla fark ettim.Biz de bazen kendi içimizdeki ortaçağı ,en masum, en saf duygularımızı , mantık ve etik adlı modern putları övebilmek için karalarız.Ama kitap bana şunu fısıldadı:Hayatın olduğu yerde hiçbir şeyin durması mümkün değil tabii... hiçbir şey yerinde saymaz. Ne kadar asil bir kabulleniş…Bizim yabancı olacağız diyerek yerimizde saymaya, içimizdeki çekimi (bizim bile kabul etmediğimiz)etik kılıflarla bastırmaya çalışmamızın ne kadar boşuna olduğunu anlatıyor.Hayat hareket ederken, biz mesafe putunun önünde durmuş, felakete ya da saadete yürüdüğümüzü sanıyoruz.Oysa bazen asıl felaket, duygularımızdan korkup gerilemeyi seçmemizdir. Sükunetle kendi yolunda yürümeye devam edenler bilir ki; hayat yerinde sayanları değil, kendi gerçeğine doğru cesurca adım atanları ödüllendirir.
Bu aralar her şey çok karmaşık. Bir yanım çekip gitmek istiyor, bir yanım olduğu yere hapsolmuş gibi... Tolstoy okurken fark ediyorum ki insan en ağır yükleri, yüzünde o en mağrur duruşla taşıyormuş.​İçimde bir vedanın o keskin sızısı var. "Yabancı" kalmaya zorlanmanın verdiği o garip yorgunluğu tarif etmek çok zor. Bir yanda yaşanmışlıklar, diğer yanda hiçbir yere sığdıramadığım o özlem... Kalbine bir hançer saplanmış gibi hissetmek ama yine de dimdik durmak zorundaymışsın gibi bir hal.​Fincandaki şu güller gibi her şey biraz yarım, biraz eksik ama hâlâ çok gerçek. Belki de bazı düğümler çözülmek için değil, o kördüğüm haliyle sevilmek içindir.
Bazen her durakta beklerim gözlerini Bazen hıçkırıklar durdurur beni Nurullah Genç Harflerin Simyası