Şehrin fethi sırasında buralara gelen Halid Bin Velid’in oğlu Hz. Süleyman[radiAllahuandüma] yanındaki yirmi yesi sahabe ile burada şehid olmuştu. Şoförün anlattığı geçmiş bir anda gözünün önünde canlandı. Çekilen zorluklar,verilen mücadeleler ve yaşanılan kıtlık onları davalarından vazgeçirmemiş, daha istekle, daha şevkle Rableri için bir şeyler yapmak için uğraşmışlardı. Bir de kendini düşündü. Onların arzuları ile kendi arzularını kıyasladı.O ZAMAN ALLAH’IN ONLARI NEDEN ÇOK SEVDİĞİNŞ DAHA İYİ ANLADI. ÇÜNLÜ ONLAR DA ALLAH’I O KADAR ÇOK SEVMİŞLERDİ. Kendi yüreği bir kul için bu kadar yanabiliyorsa, onların gönüllerindeki ateşin büyüklüğünü düşünemedi. Söz verdi. Yaratanına söz verdi. Onlar kadar olamasa da Rabbini memnun etmek için daha çok Kuran okuyacaktı. Daha çok tefekkür ve teşekkür edecekti. Düşündü. Allah’a duyulan aşk en kolay aşktı. Çünkü bu aşk asla karşılıksız değildi , bu aşkta vefasızlık görülmezdi, bu aşkı ihanet asla gölgeleyemezdi. En küçük sevgi parçasının karşılığı ummanlar olurdu. Ayrılık, küskünlük, kırgınlık yoktu. Sonsuz şefkat, sonsuz muhabbet, sonsuz lezzet doluydu. Sevebildikten sonra Allah, en büyük sevda, en büyük yârdı.