Bazen düşünüyorum da, kitaplar üzerine konuşmak için girdiğimiz yerde kitaplardan başka her şey konuşuluyor. Küfürler, gereksiz tartışmalar, flörtleşmeler, bitmeyen polemikler... Kimseye neyi konuşacağını söyleyecek değilim elbette. Herkes istediği gibi vakit geçirir. Ama insan yine de ara sıra uygulamanın neden kurulduğunu hatırlıyor.
Bir kitabın altına yazılmış samimi bir inceleme görmek, bir karakter üzerine yapılan güzel bir yorum okumak ya da hiç bilmediğin bir kitaba dair yeni bir bakış açısı kazanmak artık eskisi kadar sık karşılaştığımız şeyler değil. Sanki kitaplar bahane, geri kalan her şey asıl amaç olmuş gibi.
Belki yaşlanıyorum, belki de fazla romantik düşünüyorum ama bir kitap uygulamasında kitapların bu kadar geri planda kalması tuhaf geliyor. Çünkü bazen bir kitabın bıraktığı iz üzerine edilen birkaç cümlelik sohbet, yüzlerce gereksiz tartışmadan daha kıymetli olabiliyor.
Buraya ilk geldiğimde insanların ne okuduğunu, hangi cümlelerin onlara dokunduğunu, hangi kitapların hayatlarında iz bıraktığını merak ederdim. Şimdi ise kitap konuşan insanlara rastlayınca ayrıca seviniyorum. Sanırım en garibi de bu.