VarSe

Çocuklar acı çekmek, yalnız kalmak ya da sevgi açlığı çekmek zorunda kalmamalı.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hayal kurmak hiç de aptalca değil. Hayaller planlardır, kalbini harekete geçirir; kalbin bir kere harekete geçtiğinde ise zihnin onu takip eder.”
Bir şeyi birlikte sevmemek bu dünyadaki en harika şey değil mi?
Hüzün insanın güvenebileceği bir duygu... Tüm diğer duygulardan güçlü... Mutluluk yanında gelgeç kalıyor; güven vermiyor. Yayılıyor, daha uzun sürüyor ve iyi hislerin yerini öyle ustaca alıyor ki kendinizi bir anda prangasında bulana kadar değişimi hissetmiyorsunuz bile. Mutluluk için canımızı dişimize takıyoruz ve bu kaçamaklı hissi bir kere ele geçirince, kısa süre tutabiliyoruz; parmakların arasından akıveren su gibi, gidiyor. Ben suyu tutmak istemiyorum. Ele gelen, sağlam bir şey tutmak istiyorum. Anlayabildiğim bir şey... Hüznü anlayabiliyorum; bu yüzden ona güveniyorum. Hüznü hissetmemiz gerekiyor, mutluluğun kısa süreli laf kalabalığından korunmak için olsa bile... Bilip bileceğim şey karanlık; belki de işin sırrı onu şiire çevirmektir.
Ben acılarla yüzleşmeyi, onu hissetmeyi seçiyorum, böylesi bana daha gerçek geliyor. Ne ikiyüzlüyüm; hayatım boyunca mutluluk hikayeleri anlatan kitaplar okudum ama mutluluğu yaşamağı reddediyorum