Analizin, “dayanmayı” sağlayan gündelik konforu bozmamak adına yalnızca “durum saptama” arzusuna dönüşmesi hiç de şaşırtıcı değil. Serbest çağrışım için artık zaman yok, düşler için artık zaman yok.
Bu sabah çok ivedi olarak “önemli” bir mektup yazmam gerekiyor, belirli bir girişimin başarısı buna bağlı; ama bunun yerine bir aşk mektubu yazıyorum-onu da göndermiyorum.
Yaşamımda milyonlarca bedenle karşılaşırım; bu milyonlarca bedenden ancak birkaç yüzünü arzularım; ama bu birkaç yüzden yalnızca birini severim. Aşık olduğum öteki bana arzunun özgüllüğünü gösterir.