Kendini benzinle yakan bir budistin intiharının bile soy bir aksiyon sayıldığı bir çağda, kendini Müslüman bilen bir kişi, İslâmın aksiyonu olan, erdem, melek, kutsallık, bilgi ve kurtuluş taşan, insanın en büyük eğiticisi, öğretmeni ve önderi cihattan nasıl geri durabilir?
Onlara göre bu son imha savaşıdır. Bize göreyse, varlığımızı artık bir daha inkar edemeyecekleri kadar net bir hale getireceğiniz bir ispat savaşıdır. Bedir bir tez, Uhut bir antitez, Hendek ise sentezdi.
Birkaç yüzyıldır Uhut modeli savaşlar veriyoruz. Savaşlarımız, çok kısa süreli ihlâslarımıza karşı bir Bedir görünüşünü alıyorlarsa da, hemen arkasından, Uhut’un kalın bir lav örtüsü gelip onu kaplıyor. Uhut savaşları vere vere Hendek modeline yaklaştık..
Tarih boyu bütün yenişlerimizde Bedir’den bir koku, bütün yenilgilerimizde Uhut’tan bir koku vardır. Yani, Bedir de, Uhud da, sürekli modellerdir. Ne Bedir bitmiş ne de Uhut. Tarih boyu bütün zaferlerimiz Bedir’in bir devamı, yenilişlerimiz Uhut’un bir devamıdır.