Bir evrende yaşamayı sürdürdüğün ama hayal etmediğin,yasını tutmadığın,aklına bile gelmeyecek hayatlar.Hiç hayal etmediğin halde yine de yaşayabileceğin hayatların var.
Mutluluğun doğasında acının da olduğunu.Biri olmadan öbürünün de olmayacağını.Tabii ki farklı düzeylerde ve miktarlarda.Ama hiçbir hayatta sonsuza kadar saf bir mutluluk içinde olamayız.Öyle bir hayat olabileceğini düşünmek ancak yaşadığımız hayattaki mutsuzluğumuzu büyütmeye yarar.
İnsan en nihayetinde sınırları olan,her şeyi genelleyen,otomatik pilotta yaşayan,zihnindeki dolambaçlı yolları düzleştiren bir yaratıktı ve tabii ki bu yüzden sürekli kaybolup duruyordu.
Görünüşte en yoğun ve yaşamaya değer hayatları yaşayanlar bile en nihayetinde kendilerini böyle hissediyorlardı belki.Dönümler boyu hayal kırıklığı,tekdüzelik,acı ve rekabetin içinde tek tük birkaç mucize ve güzellik vardı.