İnsanı büyüten zaman değil, yaşanmışlıklardı. Öyle anlar gelirdi ki yaşarken ölmeyi öğretirdi insana. Çocuk halinle büyümeyi, uğruna adayacak hiçbir şeyin kalmadığında bile yola devam etmeyi, tutunacak dalın olmadığında yeni bir dal bulmak yerine yaralarını sarıp hayata dönmeyi öğrenirdin.
Her insan göğüs kafesinde bir oyuncakla doğar. Büyüdükçe oyuncağını başkalarıyla paylaşır. Acımadan kırarlar ve sonra çekip giderler çünkü onlara sunacağın başka bir oyuncak kalmamıştır.