Kitap iki bölümden oluşuyor,birinci bölümde yazarın toplama kampında yaşadığı,tecrübe ettiği durumlar yer alıyor,ikinci bölümde ise "Logoterapi" den bahsediyor.Logos yunanca da "anlam" kelimesine karşılık gelir,logoterapi ise insan varoluşunun anlamının yanı sıra bu anlamı arayışına odaklanır.
Bu kitabı okuyan herkes kendince farklı yorumlar çıkaracaktır.Yazarın kampta yaşamış olduğu acı tecrübeleri,bir çok insan her yerde yaşıyor.Bazılarına göre bu durum içinden çıkamayacak bir labirent,bazılarına ise karanlığın ardında açıcak bir güneş olarak hissettiriyor.İşte anlam tam da burada devreye giriyor.Bu çektiğimiz acılarda bile büyük bir anlam vardır.Yaşamın her yerinde her durumunda içinde gizlediği büyük anlamlar vardır.
Tabiki bu yaşanan durumlarda psikoloji çok önemli bir yer tutuyor.Misal kitapta yer alan bir durumdan bahsedeyim;Toplama kampında bir gün bir tutuklu rüya görüyor.Rüya da 30 mart günü özgürlüğüne kavuşacağı söyleniyor,30 mart yaklaştıkça adamın içindeki umut da artıyor,ama bir yandan da azalıyor.30 mart günü geldiğinde hastalanıyor,çaresiz kalıyor ve bilincini yitiriyor,31 mart günü de hayata veda ediyor...İşte burada adam hayata tutunmasının nedenini kaybedince ve gerçekleşmeyeceğini anlayınca ruhunu teslim ediyor...
Bu yüzden hayata karşı bir anlam arayışında olmalıyız,tutunacağımız bir dal olmalı...En küçük olumsuzlukta bile içinde barınan o büyük anlama tutunmalıyız.Hayatta yaşadığımız acılarımız,tecrübelerimiz hepsi aslında bizim hayatımıza büyük anlamlar katar.Kısacası insan ilk önce kendini tanımalı,keşfetmeli sonra da hayata karşı anlamını aramalı.....