Venuskaray

Venuskaray
@VenusKaray
Yorgunum. Ama bu birkaç günlük bir yorgunluk değil. Hani uyursun da geçer, birkaç gün dinlenirsin de toparlanırsın ya... Öyle değil. Bu, insanın ruhuna çöken bir yorgunluk. Sonsuz bir uykuya yatsam bile dinlenmeyecekmişim gibi. Sabah oluyor, uyuyamadan. Gece oluyor, dinlenemeden. Zaman geçiyor, takvimler değişiyor, insanlar değişiyor, şehir değişiyor. Ama ben... Ben aynı yerde kalıyorum. Bir balkonun köşesinde. Elimin birinde kahve, diğerinde yarısı kül olmuş bir sigara. Oturup zamanın geçişini izliyorum. Saatlerden anlamıyorum artık. Günlerden de. Sadece şarkılardan anlıyorum zamanın geçtiğini. Dün başka bir şarkı çalıyordu, bugün başka. "Peki sözleri dinliyor musun?" desen... Dinlemiyorum. Çünkü kulaklığın içindeki seslerden daha yüksek bir şey var içimde. Hâlâ gidişinin sesi yankılanıyor. Bir insan gittikten sonra sesi kalır mı bilmiyorum. Ama seninkisi kaldı. Bazen bir cümlenin ortasında, bazen kahvenin ilk yudumunda, bazen de tam uykuya dalacakken. En çok da sessizlikte. Çünkü insan zamanla birini özlemeyi bırakabiliyor belki... Ama yarım kalan şeylerin gürültüsü kolay kolay susmuyor. Enha