"KENDİ MEMLEKETİNDE YABANCI OLMAK
Bir Yâd Oluşun Hikâyesi
Bir sabah uyanırsın ve rüzgarın yönü değişmiştir.
Çocukluğunun kokusu silinmiş, ezan sesine karışan o tanıdık gülüşler susmuştur.
Aynı sokaklar, aynı evler… Ama hiçbir yer aynı değildir.
Her şey yerli yerinde duruyordur, bir tek sen fazlalık gibisindir.
İnsan bazen hiç gitmeden sürgün edilir.
Toprak altında köklerin olsa da, dalların başka göklere uzanmak ister.
Sana ait olan şeyler senden habersiz değişmiştir.
Sokağın köşesindeki bakkal artık seni tanımaz,
Senden sonra doğanlar, senin hatıralarını işgal eder.
Bir kalabalığın ortasında yalnızlık kadar keskin bir şey varsa,
O da kendi evinde kendini yabancı hissetmektir.
Bir sandalyeye oturursun, ismin yazılı değildir artık.
Bir çay koyarsın, demi başkasına çeker.
Pencereden bakarsın, manzara aynıdır, ama içini ısıtmaz.
Yabancı olmak başka bir memlekette anlaşılır,
Ama kendi memleketinde yabancı olmak;dilin suskunlaşması, gözlerinin yurduna küskünleşmesidir.
Bir selam verirsin, cevabı yankıda kaybolur.
Bir sokaktan geçersin, duvarlar bile yüzünü çevirir.
Sana ait olmayan bir hayatta figüran gibi yaşarsın.
Üstelik kimse bunu fark etmez.
Çünkü herkesin bir yere ait olduğu sanılır.
Oysa sen, tam merkezindesindir dünyanın ama hiçbir yere dahil değilsindir.