Mehmet Veysi Dilekçi

Mehmet Veysi Dilekçi
@Veys65
Kırık kalplerin hikayesi kısadır. Ne oldu diye sorarsın, hiç der hikaye biter…
“Bir adım umut, Bir nefes cesaret, Bir niyet kadar yakınız aslında hayata. Belki hayallerimizin tam kıyısındayız, Belki de henüz adını koyamadığımız Güzel bir başlangıcın eşiğinde… Korkma. Her yol düz değildir, Her varış kolay olmaz. Bazen yeni bir kıyıya ulaşmak için Biraz dalgalarla savaşmak, Biraz da akıntıya güvenmek gerekir. Çünkü insan, En güzel limanlara Çoğu zaman cesaret ettiği fırtınalardan geçerek ulaşır. Korkma... Bazen bir kıyıya varmak için, biraz akıntıya kapılmak gerekir.”🌿✨
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Çokça yağmur yağsa, temizlenir mi şu kirli dünya?" ​Özdemir Asaf....
Adalet, raporla değil, hakikatle sağlanır. Hakikati gizleyen her kurum failin ortağıdır. #RojinİçinAdalet
"KENDİ MEMLEKETİNDE YABANCI OLMAK Bir Yâd Oluşun Hikâyesi Bir sabah uyanırsın ve rüzgarın yönü değişmiştir. Çocukluğunun kokusu silinmiş, ezan sesine karışan o tanıdık gülüşler susmuştur. Aynı sokaklar, aynı evler… Ama hiçbir yer aynı değildir. Her şey yerli yerinde duruyordur, bir tek sen fazlalık gibisindir. İnsan bazen hiç gitmeden sürgün edilir. Toprak altında köklerin olsa da, dalların başka göklere uzanmak ister. Sana ait olan şeyler senden habersiz değişmiştir. Sokağın köşesindeki bakkal artık seni tanımaz, Senden sonra doğanlar, senin hatıralarını işgal eder. Bir kalabalığın ortasında yalnızlık kadar keskin bir şey varsa, O da kendi evinde kendini yabancı hissetmektir. Bir sandalyeye oturursun, ismin yazılı değildir artık. Bir çay koyarsın, demi başkasına çeker. Pencereden bakarsın, manzara aynıdır, ama içini ısıtmaz. Yabancı olmak başka bir memlekette anlaşılır, Ama kendi memleketinde yabancı olmak;dilin suskunlaşması, gözlerinin yurduna küskünleşmesidir. Bir selam verirsin, cevabı yankıda kaybolur. Bir sokaktan geçersin, duvarlar bile yüzünü çevirir. Sana ait olmayan bir hayatta figüran gibi yaşarsın. Üstelik kimse bunu fark etmez. Çünkü herkesin bir yere ait olduğu sanılır. Oysa sen, tam merkezindesindir dünyanın ama hiçbir yere dahil değilsindir.
En acılı ve ibretlik bir deney
50 bebek bir odaya kapatılıp büyütülürse hangi dili konuşur? Evet, bu soru yıllar önce yanıt aramaya başlamış ve kan donduran deneylerin yapılmasına neden olmuştu. Bu deneylerden biri de 2. Frederick 'e ait. Frederick ; bu sorunun yanıtını öğrenmek için tam 50 bebeği ailesinden ayırıp bir odaya kapattırmış ve bu sorunun yanıtını aramıştı. Ancak yapılan bu deneyin sonucunda hiç beklenmeyen bir sonuç çıktı. Sonuç ne mi? İşte yanıtı. Yüzyıllar boyunca pek çok kez yeni doğmuş bebekler üzerinde bu tür deneyler yapılmış. Yeni doğan minicik yavrular ailelerinden ayrılmış ve dış dünyayla yazılı ya da sözlü olarak herhangi bir dilde iletişim kurulması engellenmiş. Bu nedenle de bu deneylere "dil yoksunluğu deneyleri" adı verilmiş. Amaç ise lisanın kaynağını bulmak ve daha da derinlerde insan doğasının temellerini anlamaktı. Fakat bu deneylerden en dikkat çekeni 2. Frederick 'e ait. Bazı kaynaklara göre; dış dünyayla hiç teması olmayan bir yere kapatılmış bebeğin büyüyünce söylediği ilk kelimenin frigcede "ekmek" olduğu efsanesine inanmayan Frederick bunu bir de kendi denemeye karar vermiş. Bunun üzerine ise 50 bebeği ailesinden ayırıp bir odaya kapatmış. Frederick'in beklentisi bebeklerin ilk olarak ibranice konuşmaları olsa da hiç beklemediği bir sonuçla karşılaşmış. Bebeklerin yalnızca besin ihtiyacının karşılanması için bakıcılar görevlendirildi. Ancak en önemli husus şuydu ki, bakıcıların bebeklerle herhangi bir şekilde iletişim kurması katiyyen yasaktı. Öyle de oldu; bakıcılar bebeklere mamalarını verdi, altlarını değiştirdi ve asla göz teması dahi kurmadı. Acımasız deney sonucunda bebeklerin hangi dili konuştuğu ise hiç öğrenilemedi. Çünkü bebekler, 4 ay sonunda hayatını kaybetti. Bebekler; sevgi görmedikleri için beyinlerindeki "hipokampus merkezi" bu dünyada