Biz, hakikati sadece akılda değil, kalben de biliriz; ilk ilkeleri bilmemizi sağlayan da kalptır. Kalpten ve içgüdüden doğan bilgiden dolayı da akıl, tüm iddiasını kalp ile temellendirmelidir.
Gördüğümüz gibi Aristoteles’e göre diğer hayvanlar, acı ve haz hislerini belirtmek için seslerini kullanabilir ama sadece insanlar menfaat, adalet ve iyilik gibi kavramlarını sembolleştirmek üzere, “ aklî konuşmayı” kullanabilirler.
İnsanlar için bir arada yaşamak demek, sadece bedene ait şeylerin paylaşımı demek değildir, aynı zamanda düşüncelerin de paylaşımıdır. İnsan topluluğu bir zihin hâli, durumudur.