Figen

İnsanda parçaları bütünleyen ve tamamlayan bir algılama fıtratı olduğundan,dediklerin ve yaptıkların örtüşmezse ne kadar hakikati de söylesen çelişkin muhatabının inat damarını tahrik edecek hatta sen söylemeseydin görebileceği doğruları bile senin yüzünden artık görmemeye çalışacak; kim bilir belki de doğrulara husumet dahi besleyebilecektir..Kendine çok güvenen belki de en aciz olanımızdır, ne dersiniz?
Reklam
Hiç kimse kendinin kötü olduğunu düşünmüyor herkes kendince haklı olduğuna o kadar ikna ki
bütün yaşamsal eylemlerimi ruhumdan dışarı attım. Girdim bir hamama, insanlıktan çıkana kadar yıkandım. Çıkardım insanlığımı, elime aldım. Bir kargayla anlaştım; verdim insanlığımı, aldım kargalığını. Kanatlarına aldandım. Şimdi bir kargayım ve mesleğim KILAVUZLUK!!
Şu sıralar hepimizin gözü kulağı İran’da/İranlı hemcinslerimiz de. Yıllardır baskı altındalar, istediklerini giyip istedikleri özgür hayatı yaşayamıyorlar (hangimiz yaşıyoruz ki; kadının her tarihte her coğrafyada adı maalesef ki yok evet hâlâ yok) Ama hepimizin bayılarak izlediği Abbas Kiaeostami filmleri de, Khodahafalez gibi şarkılarda o baskıcı rejim sayesinde ortaya çıkmadı mı? Duygu dediğiniz şey Avrupa’da ABD’de hatta ülkemizde kaldı mı ki ? Rahatlık ürettirmez çünkü, üretilenleri de görüyoruz!?!? Ben duygulu bir şeyler izlemek /dinlemek istiyorum diye bazı coğrafyalarda birileri acı mı çekmeli? Yine bilemediğim yerlerden çıkarım yapıyor susmayan beynim, hep en zor sorular ondan geliyor
Niçin mi fikir değiştiriyorum? Çünkü ben fikirlerimin sahibiyim, kölesi değil. Fikirlerime karşı hiçbir sorumluluğum yoktur ister değiştirir ister saklarım
Reklam