Adam Fawer’ı üniversite dönemimde olasılıksızla tanımıştım. Şimdi ise son çıkan kitabını okudum ve son ana kadar Jim kimdi bilmiyordum ve hiç şüpheye bile yer vermeyecek mükemmel bir şekilde kurgulamış. İçine çeken,sürükleyen ve yine şaşırtan bir kitaptı.
Kendi hayatımın kahramanı olduğumu tekrar hatırladığım harika bir kitap deneyimiydi. Hayatımda neleri değiştirdiğimi farkederken, değiştirmem gerekenleri de farkına vardım.
O kadar akıcıydı ki bi yandan bitirmek isterken diğer yandan hiç bitsin istemedim. Geçmişin iziyle geleceğin belirsizliği arasında ince bir çizgi aslında ‘an’ ve biz orada kalmayı başarmalıyız..
Bu kitaba başlarken kendimden ya da şuan tercih ettiğim yaşamımdan, düşünce tarzımdan, bakış açımdan bu kadar çok ortak nokta çıkacağını düşünmemiştim. Kitabı okuduğum süreçte bende çelişen bir yer var mı diye her zaman kendi içime dönüp baktım. Ve bir çelişki yoktu… Çünkü uzun zaman önce bardağın boş tarafını ve negatif düşünmeyi bıraktım. Pozitif düşünüp, bardağın dolu tarafını görmek hayatımda olumlu yönde etkili oldu. Çevrem değişti, enerjisi kötü olan insanları yanımda ya da çevremde tutmamayı öğrendim gibi gibi… İçsel dünyasında değişim yaşamak isteyen ve cesaret edemeyenler için güzel bir kitap. Benim gibiler için ise pekiştirme olduğunu düşünüyorum.
Birbirinden bağımsız olan ancak bir noktada kesişen, birbirilerini asla tanımayacak olan kadınların verdiği aynı mücadeleyi anlatıyor. Mücadele farklı ancak savaş aynı. Harikaydı.