''İçimde huzurdan eser yok, hayır ama -ne yazık!- huzuru tatmak için istek de yok.''
Hayata karşı gelinen duyarsızlığın mutluluğu veya huzuru bile istememe noktasına gelmesi öylesine yaşıyormuşsun gibi hissettiriyor.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
''Uykuyu uyku yapan sonunda insanın uyanmasıdır, oysa bilindiği üzere şimdiye kadar ölümden uyanana rastlanmadı. Ölüm uykuya benziyorsa ölümden uyanacağımızı varsaymamız gerekirdi.''
Ölüm sonrası bir uyanışa, sorguya inanmıyor olsaydım bu yaşam adaletsizliğinin katkılarıyla birlikte korkunç, katlanılmaz ve değersiz gelirdi.
''Ve kendime ağırlık yaptığımı hissediyorum, evet, bilinçlenmeye mâhkum olmaya benzeyen bir ağırlık veriyorum üzerime, ansızın ortaya çıkan, vaktini hisseden ile görenin arasında uyuklayarak gidip gelmekle geçirmiş gerçek bireyselliğin kavramı bu.''