Vito Corleone

Vito Corleone
@Vitoo
Evlen
Evlen Çocuklar (eğer Tanrı izin verirse) - seninle ilgiliymiş gibi hissede-cek sürekli bir yoldaş (yaşlılıkta da arkadaş) - sevme ve oynama nes-nesi olmak- her halükârda bir kö-pekten daha iyidir - ev ve evle ilgi-lenecek biri - müziğin ve bir kadın-la hoşbeş etmenin keyfi - bunlar in-sanın sağlığı için iyi - ama feci bir zaman kaybı. Tanrım, insanın bütün hayatı kı-sır bir işçi arı gibi çalışıp durarak başka hiçbir şey olmadan geçirdi-ğini düşünmek tahammül edile-mez - Hayır hayır, böyle olmaya-cak bütün günlerini sisli, pis Londra'da bir evde yalnız başına geçirdiğini düşün - kendini hoş, yu-muşacık bir hanımla, şöminenin karşısında kanepede bir düşün, belki kitaplar ve müzik de eşlik edebilir-bu hayali Grt. Marlborough St.'in donuk gerçekliğiyle karşılaştır. Evlen - Evlen - Evlen (kanıtlan-ması gerekiyor)
Sayfa 310 - Türkiye İş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Evlenme
Evlenme İstediğin yere gitme özgürlüğün olur - içinde yer alacağın topluluğu tercih edebilir ve orada pek az bulunabilirsin - kulüplerde akıllı adamlarla sohbet edebilirsin - akrabaları ziyaret etmek, her önemsiz işte eğilip bükülmek zorunda kalmazsın - çocukların harcamaları ve gerilimleriyle uğraşmazsın - ve belki de kavgalarla - zaman kaybı olmaz - evlenirsen akşamları okuyamazsın - şişmanlar ve tembelleşirsin - gerilimlerin ve sorumlulukların olur - kitaplara ve başka şeylere ayıracak daha az paran olur -bir sürü çocuk ekmeğine ortak olmak zorunda kalırsa - (ama çok çalışmak insanın sağlığı için çok zararlı) Herhalde eşim Londra'yı sev-mez; bu durumda hüküm tembel ve aylak bir aptal hayatına sürülüp orada çürümek.
Sayfa 310 - Türkiye İş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Darwin artık bir muhalif gibi konuşuyordu. "İnsan bütün küstahlığıy la kendisini büyük bir eser olarak görür, bir Tanrı'nın araya girmesine, değecek bir eser. Onun hayvanlardan yaratılmış olduğunu düşünmenin daha alçakgönülluce doğru olduğuna inanıyorum." Bunun nasıl gerçekleştiği-ni anlamak için arkasını çevirmedik taş bırakmıyordu. Yüz ifadelerinin kökenine ilk akınlarını o tarihlerde yaptı. Edinburg'da Darwin'in sınıf ar-kadaşları tarafından çok hırpalanan Charles Bell, sırıtmanın başta köpek dişlerini göstermek üzere tasarlandığını düşünüyordu. Darwin hançerini sapladı: "Kuşkusuz eskiden devasa bir köpek dişine sahip olmakla kazanılmış bir alışkanlık," diyerek bu sözlerle alay ederken, Bell'e yönelik hırpalamayı da görülmemiş bir seviyeye taşıdı. Bu, insanın atasını ele almanın ilginç bir yoluydu ve Darwin buradaki potansiyeli görüyordu. "Kahkaha, değişmiş havlama; gülümseme değişmiş kahkaha. Havlama insanlara iyi haberler vermek için. Av keşfi. Hiç kuşkusuz yardım isteğinden doğuyor. Ağlamak ise karmaşık bir sorun. "
Sayfa 304 - Türkiye İş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
70 yaşındaki Sebright, Yarrell'ı tanıyordu. Üç ayrı bölgede toprak sahibiydi ve parlak bir kuş ye tiştiricisiydi; "herhangi bir tüyü üç yılda, herhangi bir biçimi altı yılda üretebileceğini söyleyerek övünürdü. 16 Broşürü, belirleyip seçmeyle ilgi Ti kilit önemde bilgiler sunuyordu. Ama daha da ileri giderek Doğa'nın tırpanını ayırt etmeye çalışıyordu: Sert bir kış ya da gıda azlığı zayıf ve sağlıksız olanı ortadan kaldırarak becerikli bir seçilimin bütün iyi etkilerini gösterir. Soğuk ve çorak ülkelerde güçlü özelliklere sa hip olanlar dışında hiçbir hayvan olgunluk çağına dek yaşayamaz; zayıf ve sağlıksız olanlar zayıflıklarını bulaştıracak kadar yaşayamaz. Darwin "hastalıklı yavruların" üreyemeden "ölüp gitmesiyle ilgili mükemmel gözlemlerden" ötürü bu paragrafın altını çizmişti. Doğanın karanlık tarafını değerlendirmeye başlıyordu. Sebright gibi deneyimli hayvan yetiştiricileri cinsel mücadeleyi de vurguluyorlardı. Sebright, dişilerin "en güçlü erkekleri" tercih ettiğinden bahsediyor, "her iki cinsiyetten de en güçlü bireylerin zayıfları kaçırarak hem kendileri hem yavruları için en iyi yiyeceklerden, en uygun koşullardan yararlanacağını" iddia ediyordu. İşte burada Darwin'in tartışmaya başladığı doğal israfın kanıtı yatıyordu.
Sayfa 298 - Türkiye İş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Darwin'in gördüğü ilk maymun onda derin bir iz bırakmıştı; fakat bu hikâye, Jenny'nin insana benzer duygularının ardındaki derin önemin altını çiziyordu. Jenny'nin anlayışlılığı Darwin'i çarpmıştı; insanın, hedef tahtası haline getirdiği kustahlığına fırlatılan yeni bir gülle olmuştu: İnsanoğlunu bulunduğu kaidenin üzerinden yere yıkacak başka bir ağır darbeydi bu. Notlarında şöyle diyordu: İnsanlar ehlileştirilmiş orangutanı ziyaret etsinler, onun dokunaklı ağlayışını dinlesinler, kendisiyle konuşulduğunda gösterdiği zekâyı görsünler, sanki söylenen her kelimeyi anlıyormuş gibi. Tanıdıklarına karşı gösterdiği şefkati görsünler. Tutkularını, isyanını, ağırbaşlılığını, üzülünce yaptıklarını görsünler, sonra ebeveynini haşlayan vahşiye baksınlar, çıplak, hilesiz, gelişmeyen ama geliştirilebilir vahşiye; sonra da üstün lükleriyle gurur duyup şişinsinler bakalım.
Sayfa 294 - Türkiye İş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam