Darwin'in gördüğü ilk maymun onda derin bir iz bırakmıştı; fakat bu hikâye, Jenny'nin insana benzer duygularının ardındaki derin önemin altını çiziyordu. Jenny'nin anlayışlılığı Darwin'i çarpmıştı; insanın, hedef tahtası haline getirdiği kustahlığına fırlatılan yeni bir gülle olmuştu: İnsanoğlunu bulunduğu kaidenin üzerinden yere yıkacak başka bir ağır darbeydi bu. Notlarında şöyle diyordu: İnsanlar ehlileştirilmiş orangutanı ziyaret etsinler, onun dokunaklı ağlayışını dinlesinler, kendisiyle konuşulduğunda gösterdiği zekâyı görsünler, sanki söylenen her kelimeyi anlıyormuş gibi. Tanıdıklarına karşı gösterdiği şefkati görsünler. Tutkularını, isyanını, ağırbaşlılığını, üzülünce yaptıklarını görsünler, sonra ebeveynini haşlayan vahşiye baksınlar, çıplak, hilesiz, gelişmeyen ama geliştirilebilir vahşiye; sonra da üstün lükleriyle gurur duyup şişinsinler bakalım.