Vito Corleone

Giderek güçlenen bir özgüvenle şifreli notlar kaleme alıyordu. Her yere "benim teorim" diye göze çarpan bir damga vuruyordu; teorisinin önemi konusunda da hiç ikircikli değildi. Coşkulu bir tavırla, "Teorim son dönemdeki karşılaştırmalı fosil anatomisi çalışmalarına tat katacak," diyordu. "Güdüler, kalıtım ve zihinle ilgili çalışmalarda" bir devrim yaratacak, "metafizikle ilgili çalışmaları" dönüştürecekti. Dönüştürecekti; ama daha değil. Önce eski düzenin, gerici Kiliseci ve göbeklilerin; radikal Kilise karşıtları topluma yeni, geliştirici, seküler bir sanayi ruhu aşılarken ülke çapında belediyelerden sürülen türde tiplerin yoldan çekilmesi gerekiyordu.
Sayfa 285 - Türkiye İş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Darwin
Küstah bir teoloji Darwin'i giderek daha fazla hayal kırıklığına uğratıyordu. "Insanlar genellikle entelektüel insanın doğ masından harika bir olay olarak söz ediyor," diye burun kıvırıp başka bir putu deviriyordu, "oysa başka duyulara sahip böceklerin ortaya çıkmaşı daha harika." Insanların şovenizmi artık midesini bulandırıyordu.
Sayfa 285 - Türkiye İş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Darwin
Hayat bir kez doğmuştu, sonra tarih boyunca dallanıp budaklanmışti, sonu gelmeyen bir büyüme yaşanmıştı; gelip geçici tomurcuklar diğerleri ortaya çıktıkça ölüp gitmişti. Bir yeniden canlandırmaya gerek olmamıştı, yaratıcı bir biçimde yeniden enerji vermek gerekmemişti. Soyağacı imgesi üzerine sayfalarca not aldı. Gelip geçici sürgünlerin ölümü, kuşlar ile memeliler ya da böcek familyaları arasında boşluklar oluşmasına neden oluyordu. İki grup birbirinden ne kadar uzaksa ortak atalarına uzanan kökleri o kadar aşağıda oluyor, aralarında o kadar fazla düşmüş ölü dal olması gerekiyordu. Nesillerin tükenmesinin kaynağı artık yaşlanmak olmadığına göre, Darwin (devasa lamaların yok olmalarıyla ilgili eski görüşlerinin tersine) bunun hızla değişen koşullar sonucu ortaya çıktığına ikna olmuştu. Uyarlanma -bir organizmanın yaşam ortamına uygunluk göstermesi- yine gündemdeydi: Eğer çevre tedricen değişirse, hayvanlar uyarlanır, bu değişime eşzamanlı cevap verebilmek için transmutasyon geçirmeyi sürdürürler; ayak uyduramazlarsa, türün tükenmesi kaçınılmaz olurdu.
Sayfa 277 - Türkiye İş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Darwin
Ağacın gövdesi eski ortak atayı, bütün hayvanların doğdu ğu türü temsil ediyordu. Tek bir gövdenin de tek bir kökeni olması gerekiyordu. Darwin, yeryüzünde hayatın organik olmayan maddeden kendiliğinden başlamasının, uzak, bulanık bir geçmişe gömülüp kalmış bir seferlik bir olay olması gerektiğini fark etmişti. Canlı moleküller her yerde sürekli ortaya çıkıyor olamazdı; aksi takdirde birbiriyle ilgisi olmayan milyonlarca hayat ağacı ortaya çıkıyor olurdu, bu da görüntünün tamamı ni "son derece karmaşık" hale getirirdi. Hayatın doğuşu bir seferlik, Silüriyen öncesi devirlerde gerçekleşmış bir olaydı.
Sayfa 277 - Türkiye İş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Penelopeia
Uzun süre İlyada, Odysseia'dan daha muhteşem, daha destansı kabul edildi çünkü ilki savaşla doluyken ikincisi kadınlar ve maceralarla doluydu. Hatta on dokuzuncu yüzyılda yazar Samuel Butler -tartışmaya açık bir ciddiyetle- Odysseia bu kadar çok kadın karakter içerdiğine göre herhalde bir kadın tara-fından yazıldı demişti
Sayfa 287 - Ithaki·Kitabı okudu
Mitoloji
Reklam