Ama sonra ne oldu? Etrafıma baktım... Değişen hiçbir şey yok! Hem gri hem de karanlık. Hep aynı mürekkep lekeleri, hep aynı masalar ve kağıtlar ve ben hâlâ aynıyım, eskiden olduğum gibi. Peki neden havalara uçtum? Evet, ne oldu? Güneşin parlaması ve gökyüzünün mavileşmesi mi? Bundan mı? Pencerelerin önünde hoş kokan hiçbir şey de yok. Olmaz da! Şimdi hepsi bana aptalca geldi. Ama bazen bir insan kendi duygularında kayboluyor ve aptalca saçmalıyor işte.
Ah, ne olacak bana, kaderim ne olacak! Belirsizlik çok ağır, geleceğim yok, bana ne olacağını bile tahmin edemiyorum. Geriye bakmaya korkuyorum. Öyle bir keder var ki, kalbim parçalanıyor, beni mahveden kötü insanları nasıl unutacağım!
Biliyor musun canım, çay içmemek utanç verici; burada bütün insanlar bunu yapabiliyorlar. Çaylar aslında başkaları için içiliyor, kendini göstermek için.