Vüsale

Bu tarihi yazmama güncel bir sorun karşısında kapıldığım şaşkınlık vesile oldu: Modern binaların çoğunu lanetlemiş gibi görünen duyusal yoksunluk; kent ortamını sakatlayan sıkıcılık, monotonluk ve elle tutulur kısırlık.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Perikles diyordu ki: “ bir kadının en büyük zaferi, sizi ister övsünler ister yersinler, erkeklerin en az sizden bahsetmeleridir.”
Uygarlığın ekonomik temelleri antik dünyada pek dikkat çekmiş bir konu değildi; ticaret de el emeği de iç sıkıcı, hayvani birer faaliyetten öte bir şey değillerdi. Ortaçağ şehri bu hayvanı bir insan haline getirdi. Sosyolog Max Weber’in sözleriyle “ortaçağ yurttaşı bir iktisadi insan haline gelme yolundaydı, oysa antik dönem yurttaşı siyasi insandı”.
Atina kültürü birbirine paralel karşıtlıklar oluşturuyordu: Sıcak bedenlere karşı soğuk bedenler; çıplak erkeklere karşı giyinik kadınlar; aydınlık, "açıkhava" mekanlarına karşı çukur ve geceleyin çatının karanlığı; logos didonai'nin meydan okuyucu teşhirine karşı mythos'un sağaltıcı örtüsü; tam da sözlerinin sahip olduğu güç yüzünden çoğunlukla özdenetimini kaybeden iktidarın bedenine karşı ritüel içinde birleşen ezilen bedenler.
Adem’le Havva’nın gerçekleştirdikleri ihlaller, çıplaklıklarından duydukları utanç, Cennet Bahçesi'nden sürgün edilmeleri, ilk insanların ne olduklarına ve neyi kaybettiklerine dair bir hikaye anlatır. Adem’le Havva Bahçe’deyken masum, bilgisiz ve itaatkârdılar. Dünyaya çıkınca farkına vardılar; kusurlu yaratıklar olduklarını biliyorlardı ve bu yüzden de yabancı ve benzemez olan şeyleri araştırdılar, anlamaya çalıştılar; artık Tanrı’nın her şeyin kendilerine verildiği çocukları değillerdi.