📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
- ...bu saatler sadece benim eğlencem. Bunlar her insanın göğsünde taşıdığı şeyin basit birer taklidî yalnızca. Çünkü nasıl gözleriniz görmeye, kulaklarınız duymaya yarıyorsa insanın yüreği de zamanı algılamaya yarar. Kör bir insan için gökkuşağının renkleri ve sağır bir insan için kuş sesleri nasıl boşunaysa, Bütün bir yürekle algılanmayan zaman da öyle boşa gider, kaybolur. Ama ne yazık ki, düzgün çarpmasını bildiği halde kör ve sağır olan nice yürekler vardır.
+Ya kalbim bir gün artık çarpmazsa?
-O vakit senin için zaman da biter, çocuğum. Bunu şöyle de açıklayabiliriz: Zaman içinde günler, geceler, aylar ve yıllar boyunca geriye doğru giden aslında sen kendinsin. Bir gün çıkıp geldiğin o sihirli kapıya doğru yaşamın boyunca geri gidiyorsun ve sonunda da yine oradan çıkıp gideceksin.
+Ya öbür tarafta ne var?
-İşte orada, bazen taa içinde duyduğunu söylediğin müziği bulacaksın. Ama artık sen de o müziğin içindeki bir ses olacaksın.
+Söylesene, aslında zaman nedir?
-Sen bunu kendin bulup çıkardın ya.
+Hayır, demek istediğim, yani zamanın kendisi nedir? Var olduğuna göre, bir şey olması gerekir. Gerçekten nedir zaman?
- Bu sorunun cevabını, sen kendin verebilsen çok iyi olurdu!
+Var olduğu kesin, ama ona dokunamayız. Tutamayız da onu. Sanki koku gibi bir şey. Ama durmadan ilerleyen bir şey. O halde geldiği bir yer olmalı! Belki de rüzgar gibi bir şeydir! Ama yo, hayır! Şimdi buldum! Belki de hep var olduğu için duyulmayan bir müzik gibidir. Sanırım, benim bunu çok derinden duyduğum oldu!
-Biliyorum, seni bu nedenle çağırtabildim buraya.
+Ama başka bir şey daha var. Müzik sesi çok, çok uzaktan geldiği halde, sanki taa içimde duydum onu. Demek, zaman da böyle bir şey olmalı. Tıpkı rüzgarın su yüzünde dalgacıklar oluşturması gibi demek istiyorum.