Gözyaşları tarihten gelen ana tilili savuruyor göğe. Sesinde acı tütüyor bir o kadar umut yüklü. Her yok oluş varlığa kurban oluyor. Adanıyor gelecek özgür yaşama sarılıyor körpe bedenine. Yüreği bir sevgiyi kaldıracak büyüklükte. Kucaklıyor dünya sevgilisi güzelini. Körpe bedenin koskocaman yüreğine dokunuyor. Yıllardır göremediği kızının bedeni ananın gözyaşlarıyla yıkanıyor. Toprak kokuyor. Yağmurlardan sonra ıslanan topraklar gibi şimdi genç kızın bedeni. Bu toprağın bereketini yaratıcılığını kutsallığını içine çekiyor ana. İnsan eli değmemiş topraklar gibi temiz ve kutsal buluyor fidanını.