Öyle anlar oluyor ki toprağın altında olmak istiyorum, başka anlardaysa tam tersine birlikte ağlamak için, evet, yalnız ağlamak için, geçmiş hayatımızı gören veya yaşayan biriyle buluşmak istiyorum...”
sonsuza kadar yok olan o geçmişin bir tanığını bulup görmek arzusu o derece şiddetle hissediliyor, kalbin o kadar kuvvetle çarptığı duyuluyor ki, gündüz olsun, gece olsun, mutlaka bir dosta koşup, onu sabahın dördünde uyandırmak pahasına da olsa, kolları arasına atılmak ihtiyacı duyuluyor.