Bir gün mutlak bir sessizliğin içine düşeceksin ve sanki tüm varoluş aniden kaybolmuş, geriye hiçbir şey kalmamış gibi olacak.
Beden basit bir şekilde neye ihtiyaç duyuyorsa onu ister; asla başka bir şeyi arzulamaz.
Ve ay çıkıp da okyanus ona yanıt olarak dalgalandığında, senin bedenin de dalgalanarak yanıt verecektir.
Derinlere bak ve yüzeyin seni yanıltmasına izin verme.
“O bir izin belgesi değildir. Hiçbir belediye sana evliliği sunamaz; hiçbir rahip sana onu hediye edemez. O, varlık boyutunda yaşadığın muazzam bir devrim, yaşam biçiminin uğradığı müthiş bir dönüşümdür ve ancak birlikteliği kutladığında, öteki, öteki olmaktan, sen de ‘ben’ olmaktan çıktığında mümkündür. İki kişi aslında iki değil tek olduğunda köprü oluşmuştur; belli bir anlamda bir olmuşlardır. Fiziksel olarak hâlâ iki kişi olsalar da, içlerinin en derinlerinde artık birdirler.”