"Bazen zihni yalın bir şekilde bu duyguya odaklanıyor, bu duyguyla şimdinin derinliklerine nüfuz ediyordu. Anlık da olsa bu anların öğrettiği şeyler yoğun ve kalıcıydı. Zamanın olmadığı, şimdi ile sonsuzun birleştiği anlardı bunlar. Sanki günlerce, aylarca düşünülmüş, zihni meşgul etmiş birçok şey bu anlarda bir bütünlük içinde bir araya gelip zihni bir adım ileriye taşıyan yeni bir deneyimin köklerini oluşturuyordu."
Çocukluğumun anıları erik ve kiraz ağaçlarında.
Ağaca tırmanmak, inmekten her zaman daha kolaydı.
Orada zamanın yerini yaprakların yeşilimsi dansı alırdı.
Ben kirazı severim,
erik ağacında dinlenirim.
En tepedeki erik…
Hep senin yanına gelirim, gülerek.
İkimiz de biliriz:
Ne ben üzerinden düşerim,
ne de sen beni düşürürsün dalından.
Belki de duvarlar arasında nefes alamamam bundandır.