Bunun olacağını hiç düşünmemiştiniz. Zaman durur. Hiçbir şey gerçek gelmez. Zihniniz, farklı bir sonuçla karşılaşmayı umarak olayları tekrar etmekten vazgeçmez.
Bizim hayatımız neden bu kadar muğlaktır? Neden hayatta en önemli şeylerin hiçbirinde kesin bir cevap yoktur? Belirsizlik içinde yaşamak normal midir? Hayat böyle bir şey midir? Romanların bana öğrettiği şey şu: Sormaya devam etmekten başka çaremiz yoktur çünkü roman başkasının hikayesi değildir
Tek bir film izledikten sonra bile konuşma isteğimiz kabarıyorsa, yıllarca kitap okuyan biri nasıl sessiz kalabilir ki? Bu yüzden okumak ve yazmak aynı bedende var olur. Okuyan yazmak ister, yazan da okuamadan yapamaz