Çoğu kez beyaz bir kâğıda imza atmak konusunda tereddüt yaşamazlardı. Bunu bir anlaşma olarak görürlerdi. Oysa gerçek bundan daha fazlasıydı. Atılan o imzanın sonucunda hepsi ruhunu şeytana satmış olurlardı.
Dante, ilk çember yani Limbus’a ulaştığında kötü insanlar olmadıkları halde dinsiz ve vaftiz edilmemiş oldukları için oraya layık görülen ruh larla karşılaşır. Limbus’ta ne ceza vardır ne de ödül. Onlar unutulmuş, asla yetinmeyenlerin cezalandırıldığı yerdir. Dinmeyen bir yağmurun al tında kalarak çamurların içinde süründürülürler. Dördüncü Çember ise benciller ve devlet malını kendi menfaatleri adına kullanarak hak yiyen, savurganlık yapanlar içindir. Bu paragöz insanların Dördüncü Çember’de- ki cezası tahmin edilemeyecek kadar ağırlıklarla sürüklenmek, onların altında ezilirken acıyla can çekişmektir. Beşinci Çember’de hayattayken sürekli nefret dolu olan, diğer insanlara kötülük yapıp öfke saçanlar bedel ödeyip cezalandırılmaktadır. Altıncı Çember’deki günahkârlar, hayattay ken her türlü sapkınlığı yapmış olanlardır. Onlar ateş dolu bir yerde yatı rılarak cezalandırılır. Yedinci Çember, şiddeti temel alır. Tarihte yer edin miş acımasız hükümdarların, canavarlara yedirilerek cezalandırıldığı alan burasıdır. Sekizinci Çemberde ise sahtekâr olan insanların ruhları alevler içinde yanar.
Ve Dokuzuncu Çember, ihanet edenlere ayrılan yerdir. Son çember de Tanrı’ya ihanet eden, baş kaldırarak ona karşı gelen Şeytan da vardır.
Soğuk buz küdesine saplanmış, yalnızlığıyla lanetlenmiştir. Sonsuza dek orada acı çekecek ve bir başına kalacaktır.göz ardı edilmişlerdir. O yüzden asıl cehenneme giden yolculuğu İkinci Çember’den başlamaktadır. Dante’nin Cehennemi için bu çember, şeh vet karşısında zayıf düşmüş ruhların yeridir. Ruhlar, aşkta olduğu gibi ce hennemde de oradan oraya savrularak kasırgaya kapılan yapraklar misali uçuşurlar. Üçüncü Çember; dünyadayken sefa süren ve oburluk yaparak
Dante’nin Cehennemi, iç içe geçmiş dokuz halkadan oluşmaktadır.
Çemberde aşağı inilip huni daraldıkça cezalar ağırlaşır. Cehennemdekilerin aldıkları cezalar, dünyada yaptıklarıyla belirlenmiştir. Ve cezayı veren Tanrı değildir. Aksine, insanlar kendilerine bunu reva görmüşlerdir çünkü bağış layıcı Tanrı tarafından affedilmek değil, şeytan ile kavrulmak istemişlerdir.
Her kat başka bir günahı simgeliyordu.
Orijinal hikâye şöyleydi; Dan te, öteki dünyaya yaptığı yolculuğunda ruhunu arındırıp günahlarının kefaretini ödeyebilmek için ilk önce cehen nemden geçmelidir. Günahlarından kurtulmak istiyorsa, yapması gereken şey ahiretin her bölümünü ayrı ayrı gezmektir.