Okumak yalnızca keyif almak, heyecan duymak değildir. Bazen her satırı inceler, aynı metin içerisinde gidiş gelişler yaparak tekrar tekrar okur, başını iki elinin arasına alarak ilerlersin. O bunaltıcı süreç sonunda birden görüş alanın açılır. Uzun mu uzun dağ yolunu tırmandıktan sonra tüm manzarayı görebilir hale gelmek gibi. Okumak denince, zorlayan okumalar da vardır. Keyif veren okumalar da iyidir. Fakat geçen dağ tırmanışı sonunda görülen manzaranın sınırları olur. Yol çetin diye, dağdan kaçmamak gerekir. Bir adım, bir adım daha diye tırmanmayı sürdürmek de dağ tırmanışının keyifli yanıdır. Mademki tırmanacaksın, yüksek olan dağa tırman. Manzarayı görürsün.
"Normal olması gerekenin, anormal kabul edildiği bir dünyada yaşıyoruz," diyerek derince iç geçirmişti. "Şu anki dünyada normal olması gereken birçok şey tepetaklak olmuş halde. Ustalıkla yalan söyleniyor, güçsüzler ezilip geçiliyor, zaten sıkıntıda olanla uğraşmak için insanlar birbirleriyle yarış ediyor. Tüm bunlara dur diyen hiç kimse yok."
"Bunun için dedem ne yaptı?"
"Durun, dedi. Bıkmadan, usanmadan yaptıklarının yanlış olduğunu söyledi durdu. Fakat değişen hiçbir şey olmadı..."
"Mizah anlayışın pek gelişmemiş, ama dürüstsün. Dünya mantık yürütemeyeceğin, aklının almayacağı şeylerle dolu. Böylesine sıkıntıyla kaplı bir dünyada yaşam sürebilmek için en iyi silah, mantık ya da kas gücü değil, mizahtır."
"İkinci, bana bak;önemli şeyler daima zor anlaşılır," dedi kedi, Rintaro'nun aklından geçenleri okumuş gibi. "Çoğu insan gayet normal olan şeylerin farkına varmadan yaşamlarını sürdürür. Olgulara yüreğinin penceresinden bakmazsan tam olarak göremezsin. En önemli şeyler de gözle görülemez."