Ben henüz küçük bir çocukken o zamanlar bana inanılmaz derecede yaşlı gelen büyükannem -ki o zaman benim bugünkü yaşımdan çok daha gençti hep aynı şeyi söylerdi: "Hayat çok kısa evladım ve sadece tek bir hayatımız var, zamanını gerçekten de değecek şeylere adamalısın." Bu nasihatini değerli bir hazineymiş gibi aklımın bir köşesinde hayatım boyunca sakladım. Hayatı oluşturan her şeyi hakkını vererek yaşamak için yeterince vakit yok. Çoğu zaman bir seçim yapmamız gerekiyor. İşe mi öncelik tanımalıydım yoksa hobilerime mi? Okumaya mı öncelik tanımalıydım yoksa balık tutmaya mı? Hangisi gerçekten önemli? Bazı cevaplar çok açıkken, bazıları son derece muğlak oluyor. Kaçınılmaz olarak hata da yaptım ama ne olursa olsun daima aklımdan ziyade kalbimin sesini dinledim. Hayatım boyunca düzenli olarak kendime şu soruyu sordum: Şu an ölsem tatmin olmuş bir şekilde mi ölürüm? İşin sırrı bu."