Geçen gün en sevdiğim kitaplardan biri olan Jane Eyre’den aşkla ilgili bir alıntı çıktı karşıma. Daha önce de okumuş olmama rağmen sanki ilk defaymış gibi hissettirdi. Çok tuhaf çünkü son zamanlarda okuduğum ve romantik adı altında yayınlanan kitaplardan bir iki istisna hariç hiçbir kitap beni bir alıntı kadar etkilemedi. Bu kitaplarda içtenlik eksik sanıyorum. Karakterler birbirlerinin ruhlarına değil bedenlerine hitap ediyor. Duygusal boşluğumu doldurmak için ard arda bir sürü romantik kitap okudum ama neredeyse hiçbiri ruhumu doyuramadı. Dediğim gibi samimiyet yok.
Erasmus ismini bir çok defa duymama ve felsefe dünyasındaki önemini bilmeme rağmen herhangi bir eserini okuma fırsatını henüz bulamamıştım ve “Tatlı Gelir Yaşamayana Savaş” başlangıç için iyi olur