Tek gerçek, bütün varlıklar katındaki kaygıdır. Dünyada ve oyalanmaları arasında kendini yitirmiş insan için, bu kaygı çabucak geçip giden, kısacık bir korkudur. Ama bu korku kendi bilincine varmayagörsün, bunalım olur, uyanık insanın sürekli iklimi olur, “varoluş kendini yeniden bulur” bu iklimde.
Bu dünya aslında akla uygun değil, onun hakkında bütün söyleyebileceğimiz bu. Ama uyumsuz olan, bu akla-aykırı ile çağrısı insanın en derin yerinde çınlayan bu çılgın açıklık isteğinin karşı karşıya gelmesidir. Uyumsuz, dünyaya bağlı olduğu kadar da insana bağlıdır. Şimdilik aralarındaki tek bağdır. Yaratıkları nasıl yalnız kin perçinleyebiliyorsa, o da onları öylece çiviler birbirine.
İstemek, aykırılıklara yol açmaktır. Aldırmazlığın, yüreğin uykusunun, ya da ölümcül vazgeçişlerin verdiği bu zehirli esenliğin doğması için düzenlenmiş her şey.