ve bırakırlar sana (dile gelmez, karışık)
hayatını: korkulu, devce, olgunlaşarak
öyle ki, bazen sınırlı bazen kavrayarak,
taş olur içinde sırasıyla, yıldız artık.
Düşer geceleyin ağır yeryüzü de
yalnızlığa, bütün yıldızlardan.
Biz hepimiz düşeriz. Düşer bu el, bak.
Gör başka şeyleri de: bu, hepsinde.
Ama var biri, bu düşmeyi ellerinde
tutar, sonsuz yumuşak.