Bukharin ve Preobrazensky, çocuğu anne babanın malı olarak gören burjuva anlayışının yıkılması gerektiğine inanıyorlardı. Ebeveynlerin kendi komplekslerini, başarısızlıklarını çocukları üzerinde tatmin etmeye kalkışmasının önüne geçilmeliydi.
Bireyin varlığını ve geleceğini güvence altına almak toplumun bir göreviydi ve bu da sosyalist devrimin tepeden tırnağa yeniden düzenleyeceği yeni eğitim uygulamalarıyla gerçekleştirilecekti.