Ekonomik piyasada olduğu kadar toplumsal yaşamda ne kadar görünür olursak kendimizi daha iyi hissedeceğimiz bir dünyada yaşamadığımıza inanır olduk. Artık genç, güzel, alımlı, becerikli ve varlıklı olmanın yanı sıra kişinin, kendini iyi sunabilmesi, etkileyici ve mümkünse karizmatik olması, iyi markalarla ilişki piyasasına kendini sunması, doğal bir tutum olarak karşılanmaktadır.
İyi ve doğrunun ölçütü değişmiş, arzulanan her ne ise ona ulaşmak için seçilen her yol meşru kabul edilir hale gelmiştir. Ne olduğumuzdan çok, nasıl göründüğümüz önemli olmakta, başkalarının güdülenmelerine ve dertlerine sahici bir ilgi gösterme anlamında empati ise gereksiz duygusal bir yük olarak küçümsenmektedir. Fark edilmek, fark yaratmak ve kendi içindeki derin boşluk duygusunu sözde gidermek adına başvurulan her çare meşru hale gelmiştir. Hazcılık yaşam mottosudur. Bu amaçla "Her tür madde kullanımı yasal hale gelmelidir." diyen narsisistik kişiliklerin çığlıkları giderek artmaktadır.
İçgüdülerin genlerle, değerlerin geleneklerle aktarıldığını söyleyebilirsiniz ama anlamlar ve eşsiz olmak; bunlar insanın kendi kişisel keşifleridir. (Viktor Frankl)