Dünya değişti, bunu suda hissediyorum. toprakta hissediyorum. havada kokusunu alıyorum. bir zamanlar var olan, kayboldu. hatırlayanların hiçbiri artık yaşamıyor.
Sorunlar dağ gibi yığılıydı ve henüz hiçbiri çözülmüş değildi. Yine de, öncelikle kendi seçtiği yoldaki günlük yaşantıyı kendi ayaklarıyla yürümek şu anki Rintaro'nun birincil göreviydi.
Tercih sözcüğünün, yalnızca bir saplantı olması bir yana, bahaneden öteye geçmediğini şimdiki haliyle Rintaro net olarak anlayabiliyordu. Seçmeyi düşünürse, önünde istemediği kadar yol dört yöne de uzanıyordu. Seçecek ya da sürüklenecekti, sorun bundan ibaretti.
Kendi kendine inanmazsan, ne olur sonunda?
"Seçtiğin yolu cesaretle yürü. Hiçbir şey değişmez diye hayıflanmaktan başka bir şey yapmayan miskin izleyicilerden biri olma. Kendi yolculuğunu sürdür.
"Fakat insanlar öylesine önemli kitapları yalnızca bozmak için güç harcıyorlar. Bozulan kitaplar güçlerini de kaybediyorlar. Ne ölçüde büyük güç sahibi kitap olursa olsun, bir yere kapatılınca, kesilip kırpılınca, dağıtılıp saçılınca bir zaman geliyor yok olup gidiyor. Bu bir abartı olmadığı gibi ironi de değil. Gerçekten, kendi gözlerimle gördüm bunu çünkü. Bundan sonra da çok sayıda kitap tahrip edilecektir."