Bir gecede bir insan olduğundan daha farklı biri olabilir mi? Ebenezer Scrooge'a bakarak bunun mümkün olduğunu görüyoruz. Dickens romanlarının en sevdiğim özelliklerinden birisi, dönemin atmosferini, insanlarını çok güzel bir şekilde yansıtması. Roman Viktorya dönemi İngiltere’sinin toplumsal eşitsizliklerini de ele alan ve insani değerleri vurgulayan bir başyapıt adeta.
Cimri ve yalnız bir iş adamı olan Ebenezer Scrooge’un geçmiş, bugün ve geleceğin hayaletleriyle yüzleşerek kalbini merhamete, sevgiye ve paylaşmaya açması anlatılır. Dickens, eserinde yalnızca Noel’in neşesini değil, aynı zamanda toplumdaki sınıfsal farkların ve bireysel bencilliklerin yarattığı sorunları da gözler önüne serer.
Scrooge'un noelden neden bu kadar nefret ettiği en büyük merak konusu olsa da zamanla nedeni anlaşılıyor ve daha sonraları noelin aranan adamı konumuna geliyor. Acaba bu hayaletler ona musallat olup geçmişi, şimdiyi ve geleceği göstermeseydi Scrooge sonsuza kadar cimri ve kötü bir adam olarak mı kalacaktı? Kendi ölümünü görmek onun karakter dönüşümündeki en büyük etken diye düşünüyorum. Çünkü korku duyduğu en büyük şey yalnız başına ölmekti. Bu yüzden değişmek zorundaydı.
Scrooge’un bu dönüşümü, bizlere her bireyin değişebileceğini (mümkün olduğu kadar) hatırlatır. Fantastik unsurlar ve duygusal bir anlatımla örülen bu eser hem bir Noel masalı hem de insana dair evrensel bir ders niteliğindedir. Eleştirebileceğim tek kısım keşke bu kadar kısa olmasaydı da sonsuza kadar süren bir kitap olsaydı...