Mehmet Zülfü Yarcel

Mehmet Zülfü Yarcel
@Yarcel
“Vuslat” “Pencere” “Beyaz Şapkalı Kadın” kitaplarının yazarı…
MEKTUPLARA SIĞDIRILAN HAYATLAR!!! “Afganistan Mektupları” diye bir kitap okudum üstadım, ağabeyim (ona artık ağabey diye hitap ediyorum kendi müsaadesiyle ) Zeki Bulduk’a ait. Kendisini bir tv programıyla tanıdım ve bunun güzel bir tesadüf olarak değerlendirdim. Afganistan’da görev aldığı süre zarfınca orada tanık olduklarını mektuplaştırarak bizlere ulaştırmış ve iyi ki de ulaştırmış… Elime aldığım andan itibaren onu bitirinceye kadar okuduğum her mektuptan sonra Zeki ağabeye mesaj atmak istiyordum, ki birkaç tane de attım kendimi tutamayarak, her mektup farklı bir hüznün tadını getirip gönül damağıma bıraktı. Mutluluğun tadı kısa sürer ancak hüznün tadı bir ömür geçmez!… Yazdığı mektuplarda geçen hayatlara sahip, buna hayat denirse tabi, olanların isimlerini burada söylemeyeyim ama sizler onlara etrafınızda tanıdığınız ve bildiğiniz kız veya erkek çocukların isimleriyle seslenebilirsiniz. Belki de bu sizlerin, onların yaşadıklarını anlamanızı kolaylaştırmasını sağlar. İmkansızlıklar demeyeceğim çünkü imkan kelimesinin bile unutulduğu bir coğrafyada yaşayan bu yetim ve öksüz çocuklar için yaptıklarını, yapmaya çalıştıklarını ve yapamak isteyip de yapamadıklarını dile getirirken içinde taşıdığı umutsuzluğu, çaresizliği, yıkılmışlığı, mahcubiyeti benim de yüreğime yerleştirdi. Yıllar geçmesine rağmen hâlâ onlar için atıyor yüreğinin bir köşesi!… Bazı coğrafyaların verdiği sınavlar daha ağır oluyor. Cevaplarını bilseler de sorular kendi lisanlarınca sorulmuyor. Her gelen kendi lisanınca sömürüp gidiyor, onlar ise yokluklarının içerisinde var olmanın mücadelesini veriyor daima. Bizler ise varlığın delisi olmuş, kendimize mutsuzluklar türetiyoruz!… Kitapta geçen şöyle güzel bir iki cümleyi paylaşmak isterim, “İçinde bin öznesi sadece bir fiili olan cümle gibiyim…
1000Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“Bazı anların güzelliği kelimelerin sınırlı manasına hapsedilemez.”
1000Kitap
“Bazen kelimeler de ketumlaşır acılar karşısında!”
Edebiyat
“Hiçbir yara tamamen iyileşmez ancak kabuk bağlar zamanla ve o kabuğu söküp kanatmak onu iyileştiremez yalnızca acısını hatırlatır.”
1000Kitap
DEĞERSİZ HAYATLAR!… Anlatılacak ve söylenecek çok şey var ama bunları dile getirecek ne yürek var biz de ne de yüz!.. Hemen her yerde karşımıza çıkan ama nedense hızla geçtiğimiz videoların birinden bahsetmek istiyorum. Belki de bu yazıyı okuyunca o videoyu gördüğünüzü hatırlayacaksınız! Gazze’de birçok insan gibi kavurucu güneşe aldırış etmeden yemek sırası bekleyen bir yaşlı amca ancak yemek dediysem de öyle mükellef bir sofra değil yani, bir bakır çanağa dolacak kadar bir yemek, onunla kaç gün idare etmesi gerektiğini kendisi de bilemeden sırada beklemekte. Saçında ve sakalında beyazlıkların hüküm sürdüğü bu amcanın avurtları çökmüş, görüntüsü yaşından çok daha büyüktü. Sırada beklerden bir demir parmaklığa yaslanmıştı son takatiyle. Elinde tuttuğu bakır çanağı son bir hamleyle ve titreyen elleriyle uzattı önünde yemek dağıtan gence. İki eliyle önündeki demir parmaklığa tutundu. Günler belki de haftalar sonra yemek dolacaktı elindeki bakır çanağa. Sorsan ne zaman yemek yediğini kendisi de hatırlamaz. Çalışan genç, yemeği doldururken yaşlı amcanın artık takati kalmamıştı. Hedefine ulaşan bir sporcu misali bitiş çizgisine varınca kendini yere bırakmıştı. Başı dönüyordu, gözleri tüm renklerden arınıp karanlığa boğulmuştu ve ayakları sanki ona ait değildi artık. Son bir derin nefes aldıktan sonra zayıf parmaklarıyla sıkıca kavradığı demir parmaklıklardan ayrıldı elleri ve geriye doğru düştü, bayıldı arkasında sıra bakleyenlerin kollarında. Bizler sofralarımızda tıka basa yemek yerken bırakın önümüze gelenleri, yemeyip de arkamızda olanları da beğenmiyoruz. Ertesi güne kalan yemeğe burun kıvırıyoruz. “Şükür” dilleri terk edeli “bereket” uğramaz oldu sofralarımıza!… Son 24 saatte kaç insanın açlıktan öldüğünü okumuşsunuzdur internetten ya da sosyal medyada dolaşırken
Filistin