Yaren Nil Keşci

Spoiler mevcut
10/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2025 23:57
Kraliyet ailesinde göz önünde olmayan ama aslında ailenin mihenk taşlarından biri olan Marion Crawford, yani “Crawfie”, Kraliçe II. Elizabeth ve Prenses Margaret’ın çocukluklarının en yakın tanığı, sırdaşı, öğretmeni ve mürebbiyesiydi. 17 yıl boyunca kendi hayatını ikinci plana atarak, en genç ve en güzel yıllarını onlara adadı. Kitabın başında, küçük Lilibet’i (Elizabeth) normal hayata adapte etmeye çalışması dikkat çekiyor: metroya binmek, şeker dükkanından şeker almak, kendi oyun evini temizlemek… Derken 2. Dünya Savaşı başlıyor ve tüm dengeler altüst oluyor. Savaş, küçük prenseslerin hayatını da derinden etkiliyor. Marion’ın “normal hayata alışma” dersleri askıya alınıyor. Savaşın sonlarına doğru Elizabeth orduya katılıyor. Aynı zamanda Philip isimli bir teğmene âşık oluyor. Savaş bittikten sonra evlenme kararı alıyorlar. Marion, Philip’i hiç beğenmiyor; kibirli biri olduğunu düşünüyor. Ancak Elizabeth, Philip’in büyüsüne öyle kapılmış ki Marion’u artık gözü görmüyor. Margaret ise büyüyüp ilgisini Peter Townsend’e kaydırınca, Marion kendini dışlanmış ve yalnız hissetmeye başlıyor. Kitapta beni en çok etkileyen ve üzen kısım, başta verilip sonunda tamamlanan 1987 İskoçya bölümüydü. Elizabeth ve Margaret’ın, onlara 17 yılını vermiş yaşlı mürebbiyelerinin camdan el sallamasına rağmen gördükleri halde dönüp bakmamaları, Marion adına büyük bir hayal kırıklığıydı. Marion Crawford kesinlikle daha fazlasını hak ediyordu. Elizabeth ve Margaret en azından biraz saygı gösterebilirdi. El sallasalar bile Marion mutlu olurdu. Kitabın son 80 sayfasından itibaren Marion’a yapılan haksızlık insanın içine işliyor. “Acaba gecekondularda çalışıp yoksul öğrencilere ders verse nasıl bir hayat olurdu?” diye düşünmeden edemiyor insan. Yine de eser öyle sade ve akıcı bir dille yazılmış
Kraliyet MürebbiyesiWendy Holden · Nemesis Kitap · 202129 okunma