Yasemin Şahin

Orgun üzerine başımı daha daha ziyade eğerek gözlerimden akan yaşlar kuruyuncaya kadar çaldım. Sonra göğsümde tutuk nefeslerle yorgun, bir halde durdum.
Sayfa 321·Kitabı okudu
Reklam
Etrafıma bakınırken gözüme toza, toprağa bulanmış eski bir org ilişti, birdenbire gönlümde tatlı ve mahzun bir ihtizaz(titreşim( uyandı. Çocukluğumun mesut günleri bu orgun çaldığı ağır, derin ilahiler içinde geçmişti. Unutulmuş bir dost mezarına yaklaşır gibi titreye titreye onun yanına gittim. Bu salona ne yapmaya geldiğimi, nerede olduğumu unutmuştum. Yavaşça ayağımı bastım, tuşlardan birine parmağımı koydum. Org, yaralı bir gönülden gelir gibi ağır, derin bir ses verdi. Ah, bu ses!Ne yaptığımı düşünmeden bir sandalye çektim. Orgun önüne oturdum; yavaş, gayet yavaş olarak dinsel şarkıdan birini çalmaya başladım. Org inledikçe yavaş yavaş kendimi kaybediyor, ağır bir rüya içine gömülmeye başlıyordum. Mektebimin loş koridorları gözlerimin önünde açılıyor, siyah önlüklü, kesik saçlı arkadaşlarım, kafile bu dehlizden geçiyordu. Ne vakitten beri burada olduğumu, neler çaldığımı bilmiyordum. eski günlerimin eski rüyasına kendimi tamamıyla kendimi terk etmiştim
Sayfa 320·Kitabı okudu
"Sana çok acırım Feride, bir genç kız için sevdiği bir nişanlının ölümünü görmekten büyük bir felaket olamaz!" dediğin zaman gözlerimi önüme indirerek kapadım: "Doğru hakkın var." dedim. O vaziyette başka ne diyebilirdim? Fakat ben sana yalan söyledim Kristiyan!.. Ben bir genç kız için daha büyük batsızlıklar da biliyorum. Sevdiği bir nişanlının ölümünü gören genç kızlar zannettiğin kadar acınacak insanlar değillerdir. Bir büyük tesellileri vardır onların, aradan aylar, yıllar geçtikten sonra, bir gece yabancı bir memleketin karalık ve soğuk bir odasında yalnız kaldıkları vakit, o nişanlının çehresi göz önüne getirme imkanına sahiptirler. "Bu zavallı gözlerin son bakışı benimdi!" demek hakkına sahiptirler. Bu hayalin yüzünü kalplerinin dudağıyla... Halbuki ben bu haktan mahrumum Kristiyan!..
Sayfa 307·Kitabı okudu
Hayatın bir felaketten sonra daima bir saadet verdiğini, o güzel atasözünün söylediği gibi, ayın on beşi karanlıksa, on beşinin mutlaka aydınlık olacağını bilmiyor değildim Fakat bu mehtabın bu kadar unutulmaz bir dakikada doğacağını aklıma getirmezdim .
Sayfa 305·Kitabı okudu
Böyle her ayrıldığım yerde kalbimin bir parçasını bırakırsam ne ala!
Sayfa 288·Kitabı okudu
Reklam