Muhtelif makalelerden müteşekkil bu eser, Koçak’ın en başarılı işlerinden biri. Her cenahın kendine göre bir Atatürk tahayyülü olduğunu, 1935’te hiç bilinmeyen Recep Zühtü cinayetinin nasıl örtpas edildiğini, İnönü’nün günlükleri üzerinden Atatürk’le Terakkiperver paşaları arasındaki kavganın kendi ifadesi ile “şahsiyetten doğmuş” olduğunu, 1939’da rejimin Rauf Orbay’ın ısrarı sayesinde 1926 İstiklal Mahkemesi kararlarının nasıl sakıt olduğunu ve orada yargılanan hatta asılanlara nasıl iade-i itibar verildiğini -tabii üstü örtülü bir şekilde-, Atatürk’ün Nutuk’ta “en hain dimağlar” diye hakaretler yağdırdığı muhalif paşaları nasıl birkaç yıl sonra Meclis’e geri aldığını -Refet ve Ali Fuat kastediliyor-, 1938’de siyasî hayata geri dönemese Terakkiperver Paşaların akıbetine İnönü’nün de düçar olabileceği, 1946 seçim hilesinin ne aptalca bir şey olduğunu zira DP’nin iktidar olmak için yeterli mebus namzedi bile gösteremediği bir seçimde hile yapılmasının saçmalığını, Metin Toker’in bile “CHP teşkilatı,1946 seçimlerini boşu boşuna kirletmişlerdir” diyerek bunu ikrar ettiği vs. tonla yakın tarihe dair tabu kırıcı malumatı haiz muazzam bir eser. Kitabın ismi ayrıca çok hoş bu arada.