İnsanın adalet terazisinin kefelerini çıkarların doldurduğunu unutmayalım. Çıkarlar değiştikçe kefelerin dengesi de değişir. İnsanoğlu her şeyi unutur ama çıkarını unutmaz. Şükür ki ipimiz insanların elinde değil, yoksa vay halimize...
Çocukken alınan negatif her şey bilinçaltında depolanır ve çoğu zaman anlam verilmeyen davranış ve duygulara neden olur. Anlam veremediğimiz huzursuzluk, mutsuzluk, tatminsizlik, çocukça davranışlar, kendimizi kontrol edememe gibi çoğu şey bu süreçlerin ürünü olmaktadır.
Bazıları hayatındaki insanın gidişini bir sevginin yitirilişi değil, makinenin bir parçasının kaybedilişi olarak algılar. Bu nedenle " Sistemin yürümesi için parçanın yerine konulması gerekir." düşüncesiyle çabalarlar. Bu bencillik, bazen de bağımlılıktır aslında.