"Dayanamıyorum artık Theo, yaşamın ağırlığına daha fazla dayanamıyorum. Unutmaya çalışıyorum ama olmuyor. Kulağımdaki çığlıklara karşı koyamıyorum..."
Vincent van Gogh
Sessizliği bir olay örgüsüne dönüştürmek...
Tip Marugg’un Sabahın Kükreyişi, ince hacmine rağmen oldukça yoğun bir roman.
Romanın merkezinde, gündüzleri uyuyup geceleri verandasında oturarak varoluşunu sorgulayan yalnız bir adam yer alıyor. Bilinç akışı tekniği kullanılan romanda, anlatıcının zihni sürekli geçmişe, çocukluk anılarına ve doğaya kayıyor. Ancak yazar, yalnızca bireysel bir bunalım değil; Karayip adalarının sömürgecilik geçmişine ve siyah - beyaz nüfus arasındaki eşitsizliklere de değiniyor.
Beni en çok etkileyen bölüm ise dağ yamacındaki kuşların hikâyesiydi. “Kuşlar da ölür sabahın maviliğinde.” Biz ölümü genellikle geceyle ve karanlıkla ilişkilendiririz. Oysa burada, gökyüzü en parlak maviliğine bürünmüşken kuşların kendilerini boşluğa bırakması insanı derinden sarsıyor.
Hak ettiği ilgiyi görmediğini düşündüğüm, keşfedilmeyi fazlasıyla hak eden bir modern klasik...
Sabahın KükreyişiTip Marugg · İdeal Kültür Yayıncılık · 202527 okunma