Abdullah İbni Mesud Radiyallahu anhdan rivayet edildiğine göre, Resulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:
“ Olgun mümin insanların ırz ve namusuna dil uzatmaz, lanet etmez, kötü iş yapmaz ve kötü söz söylemez.”
Tirmizi,Birr 48 nr.1977
Semüre bin Cümdeb Radiyallahu an rivayet edildiğine göre, Resulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:
“ Birbirinize Allahın laneti, gazabı ve cehennem azabı ile lanet ve beddua etmeyin.”
Ebu Davud,Edeb 45,nr 4906
Allah, O’nu arayanı yolda bırakmaz! Yeter ki arayışında samimi ol. Eğer niyetin, kalbinin ve aklının bütün samimiyeti ile doğru olanı bulmaksa, zaman zaman yolunu kaybetsem bile, yönünü kaybetmezsin…
hem insanların yaşayışlarına bakarak, kolay kolay siyah ile beyaz gibi kesin alanlara ayırıp, haklarında inançlı yahut inançsız diye bir hüküm veremezsin. Çünkü siyah ve beyaz arasında oldukça geniş, gri bir alanda vardır.
Bir alacakaranlık içinde, ışığı ya da karanlığa doğru gittikçe, beyaza ya da siyaha doğru, açılan ya da kararan tonları olan gri bir alandır bu. Ve insanların çoğu, yaşamlarının büyük bir kısmını bu gri alanda sürdürürler.
Bu yüzden inanmak, iman etmek; yaşadığımız sürece attığımız her adımda, vardığımız ve bir karar vermek zorunda olduğunuz her yol ayrımında tonu değişebilen bir şeydir.
Azalan, yıpranan yahut Çoğalan ve tazelenen bir şey…
Bazen karanlığı delip geçen bir yıldız gibi ışıldayıp parlayan, bazen de sönükleşen hatta kararıp bütün bütün sönen bir şey…
Asıl önemli olan Çaylak , yolun neresinde olursak olalım, asıl önemli olan; o son adım attığımızda; o son kavşaktan döndüğümüzde; yüzümüzün hangi tarafa baktığıdır!