Ya bu duvarların arasında kaç gençlik boşu boşuna çürüdü gitti, nice yetenekler boş yere mahvoldu! Olduğu gibi söylemeliyim: Buradaki adamlar olağanüstü insanlardı. Belki de milletimizin en yetenekli, en güçlü adamlarıydı. Bunca yetenekli adam boş yere, doğal olmayan bir şekilde, büsbütün mahvolmuşlardı. Peki. Ama kabahat kimin?
Genç olmadığı halde tutkulu, canlı, kuvvetli, olağanüstü, çeşitli yetenekleri olan adamdı. İçinde yaşama isteğiyle doluydu. Bu tipte insanlar, yaşları ne kadar ilerlemiş olursa olsun, hep yaşamak isterler.