Yeliz kılıç

Yeliz kılıç
@Yel_iz
Edebiyat meraklısı bir organizma kitapyurdu.com/kitap/softalar-...
Türkü Söylüyor Otlar, Doris Lessing’in hem edebi yetkinliğini hem de toplumsal meselelere duyarlılığını gösteren bir başyapıt. Irkçılık, sömürgecilik, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve bireysel çöküş gibi temaları, Rodezya’nın tarihsel bağlamında ele alarak evrensel bir anlatıya dönüştürüyor. Mary Turner’ın trajik hikâyesi, önyargıların ve toplumsal baskıların birey üzerindeki yıkıcı etkilerini gözler önüne seriyor. Afrika’nın doğasını ve insan ruhunun karmaşasını ustalıkla harmanlayan bu roman, hem edebiyat türkü söylüyor otlar t Türkü Söylüyor Otlar severler hem de toplumsal meseleler üzerine düşünmek isteyenler için mutlaka okunması gereken bir eser.Eğer kitabı okumayı düşünüyorsanız, duygusal olarak yoğun ve düşündürücü bir deneyim bekleyebilirsiniz. Lessing’in kalemi, sizi hem Afrika’nın bozkırlarına hem de insan ruhunun en karanlık köşelerine götürecek.
Reklam
Voltaire'in dediği duruma gelinir: "Sadece iki günümüz var yaşamak için: Bu günleri de aşağılık heriflerin önünde diz çökerek geçirmeye değmez!”
Kimileri vardır ki içine düştükleri korku Evi’nde şiddetin daimi müdavimi olurlar. Öyle görürler ve zamanla öyle davranmaya başlarlar. İçindeki iyiye ait kötüyü kazıyıp alırsanız sonunda babalarına benzeyen canavarlar olup çıkarlar. kız çocukları için durum daha vahimleşir, sürekli babalarına benzeyen adamlar girip çıkar hayatlarına ya sonra? Bir yazarın dediği gibi” sonunda babalarına benzeyen bir adam tarafından öldürülürler”.
Hayattan, ne olduklarını bilmediği birçok şeyler bekliyordu. Halbuki onlar, nihayette, hep birden iflas ediyor. Her ümit elden kaçmış, her şey boş, neticesiz. Bu insanlar ne olmaya çalışıyorlar? Neye bu kadar uğraşıp yoruluyorlar?"