Her kitabı biliyordu, dün basılanı da, iki yüz yıl önce basılanı da; bir anda basım yerini, yazarını, fiyatını, yeni ya da eski baskılarını sayıyordu; her kitabı ister eline almış olsun ister uzaktan rafta ya da kütüphanede bir kez görmüş olsun tüm ayrıntılarını kusursuz hatırlıyordu; cildini, resimlerini, tıpkı basımların hepsini; nasıl ki yaratıcı bir sanatçı, eserinde başkalarının göremediği, anlayamadığı şeyleri görür ve anlarsa, o da bir sanatçının gözüne ve yaratıcı birinin dehasına sahipti.
Sayfa 10 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
“Vermek istemedi mi? Hayır, veremedi! Bir mankafadır o, becereksizin tekidir. O kahrolasıcayı ne yazık ki yirmi yıldır tanırım, o zamandan beri hiçbir şey öğrenemedi. Bildikleri tek şey maaş almaktır! Kütüphanede kitap yerine inşaatta tuğla taşımalı o doktor denilen beyler.”
Sayfa 7 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Bu anıyı hatırlamak için kendimi zorladıkça, anı da o kadar haince benden uzaklaşıyor, bir denizanası gibi belli belirsiz parlayarak bilincimin derinliklerine kayıyordu ve ben onu ne tutabiliyor ne de yakalayabiliyorum.
Sayfa 2 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
İçimde belli bir belirsiz, huzursuz bir hareket başlamıştı, tıpkı soldan mı, sağdan mı, altçeneden mi, üstçeneden mi geldiği anlaşılmayan küçük bir diş ağrısı gibi; adeta kor gibi yakan bir gerginlik, içimde hissettiğim bir huzursuzluktu bu.
Sayfa 2 - iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu