Bir insanın canını acıttın mı bunun intikamını senden alabilir ya da seni bağışlayabilir. O masum bitki ve hayvanlara gelince Tanrı onları insanların eline teslim etmiştir ki onları sevsin, kendilerinden güçsüz kardeşleriymiş gibi onlarla bir arada yaşasınlar. Bir insana sevgi gösterdin mi teşekkürle, sevgiyle öder karşılığını. Oysa bir böceği, bir balığı, bir kuşu, bir bitkiyi ya da çalıyı gözetir, hele ona sevgi gösterirsen Tanrı'nın kendisine göstermiş olursun bu sevgiyi.
Düşünmelere yer vermeyen dalgın okumalar, güzelim bir kırda gözler bağlı olarak yapılan gezintilere benzer. Kendimizi ve günlük yaşamımızı unutmak amacına da yönelik olmamalıdır okumamız. Aksine daha bir bilinçlilik ve olgunlukla yaşamımıza sımsıkı sarılabilmek için okumalıyız.
Dünya ileride nasıl bir seyir izlerse izlesin seni şifaya kavuşturacak hekimi ve yardımcıyı, bir geleceği ve seni teni atılımlara itecek gücü, her zaman yalnızca kendi içinde bulacaksın, senin o zavallı, kendisine hep kötü davranılmış, esnek, asla yok edilemeyecek ruhunda.
Benim elde edilmeye değer gördüğüm bir hüner varsa uzaklarda bulunan; düşsü uzaklarda yaşayan güzelliklerden esirgemediğimiz sevgiyi ve huşu dolu yaklaşımı, yakınımızdaki alışılmış nesnelere de çok görmemektir.